Ramazan’da Yanlış Beslenme Ritmi Halsizlik Ve Sindirim Sorunlarını Tetikliyor - Eskişehir Öteki Eskişehir Haber

Eskişehir Sağlık

Ramazan’da Yanlış Beslenme Ritmi Halsizlik Ve Sindirim Sorunlarını Tetikliyor

Ramazan’da Yanlış Beslenme Ritmi Halsizlik Ve Sindirim Sorunlarını Tetikliyor
Yayınlama: 20 Şubat 2026 Cuma - 427
A+
A-

Sofrada Denge, Vücutta Sağlık: Ramazan’da En Sık Yapılan 7 Beslenme Hatası

Ramazan ayı, beslenme düzeninin baştan aşağı değiştiği, vücudun yeni bir ritme uyum sağlamaya çalıştığı özel bir dönemdir. Ancak bu süreçte yapılan bazı yaygın hatalar, ibadetin manevi huzuruna fiziksel yorgunluk ve mide şikâyetlerinin gölge düşürmesine neden olabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, iftar ve sahur sofralarında bilinçsizce yapılan tercihlerin gün boyu süren baş ağrısı, kan şekeri dalgalanmaları ve sindirim kramplarına zemin hazırladığını vurguluyor. Sağlıklı bir Ramazan geçirmek isteyenler için en kritik hataları ve çözümlerini sıralayan Eren, özellikle "hız" ve "miktar" konusuna dikkat çekiyor.

İftarı Bölün, Sahuru İhmal Etmeyin

Beslenme uzmanlarına göre en büyük hata, iftarda uzun süren açlığın ardından mideye bir anda yüklenmek. İftarı iki aşamaya ayırmak; önce çorba ile başlayıp 20 dakika ara verdikten sonra ana yemeğe geçmek, mide kramplarını ve reflü riskini büyük oranda azaltıyor. Aynı şekilde, uykuyu bölmemek adına sahuru atlamak da vücudu 20 saati bulan bir açlığa mahkûm ederek metabolizmayı yavaşlatıyor. Sahurda süt, yumurta ve tam tahıllı ekmek gibi tok tutan proteinlere yer vermek, gün içindeki enerji kaybını ve sıvı eksikliğini dengelemek için hayati önem taşıyor.

Pide Ve Tatlı Tüketiminde "Altın Oran"

Ramazan sofralarının simgesi olan sıcak pideler ve iftar sonrası gelen tatlı krizleri, kilo kontrolünün önündeki en büyük engeller olarak görülüyor. Avuç içi kadar pidenin bir dilim ekmeğe eş değer olduğunu hatırlatan Derya Eren, pide tüketiminin haftada üç günle sınırlandırılmasını öneriyor. İftar sonrası bastıran tatlı isteğini bastırmak için ise yemekten iki saat sonra yapılacak meyve ve yoğurt destekli ara öğünler imdada yetişiyor. Şerbetli ağır tatlılar yerine haftada birkaç kez sütlü tatlı tercih etmek, kan şekerini dengeleyerek sahur vaktine daha zinde ulaşmayı sağlıyor.

Pişirme Yöntemleri Ve Hareket Zamanı

Kızartma ve kavurma gibi ağır pişirme yöntemleri, uzun süre dinlenen mide için oldukça zorlayıcı olabiliyor. Bunun yerine fırın, ızgara veya haşlama yöntemlerini tercih etmek, sindirim sistemine nefes aldırıyor. Yemekten hemen sonra yapılan yürüyüşlerin de sanılanın aksine sindirimi zorlaştırdığını belirten Eren, vücudun besinleri işlemesi için en az yarım saat beklenmesi gerektiğini ifade ediyor. İftar ile sahur arasına yayılmış 15 bardak su tüketimi ise, çay ve kahvenin yarattığı su kaybını telafi etmenin en sağlıklı yolu olarak öne çıkıyor.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye