Vücutta En Hızlı Yaşlanan Organ Omurga: Dikkat Edilmesi Gereken Alışkanlıklar
Omurga sağlığını korumanın yolları: Sigara diskleri neden aç bırakıyor?
Günlük yaşamın koşturmacası içinde farkında olmadan yaptığımız pek çok alışkanlık, aslında vücudumuzun temel direği olan omurgamızı doğrudan etkiliyor. Uzun süre oturmak, hareketsizlik, yanlış yük kaldırma ve kontrolsüz kilo artışı, omurganın zamanla daha fazla zorlanmasına ve erken yıpranmasına neden oluyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, vücutta en hızlı yıpranan yapıların başında omurganın geldiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Prof. Dr. Kaya, omurga sorunlarının genellikle sadece yaşlılıkla ilişkilendirildiğini ancak bu durumun bir yanılgı olduğunu ifade etti. Omurganın, dünyaya geldiğimiz andan itibaren vücudun tüm ağırlığını taşıdığını ve hayat boyu sürekli çalıştığını hatırlatan Kaya, "Bu nedenle yaşanan değişim, çoğu zaman yaşlanmadan çok kullanım sonucu ortaya çıkan yıpranma, yani dejenerasyondur" dedi.
Hareketsizlik ve Yanlış Yüklenme Omurgayı Yıpratıyor
Uzun süre hareketsiz kalmanın boyun ve bel çevresindeki kasları zayıflattığını belirten Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, kaslar zayıfladıkça omurgaya binen yükün arttığını ve bu durumun kronik ağrılara yol açtığını söyledi. Omurganın, gün boyu vücudun yükünü taşıdığını ve bu yükü diskler sayesinde dengelediğini anlatan Kaya, disklerin beslenmesinin sınırlı olduğunu vurguladı. Hareketsizlik, sigara kullanımı veya ağır sporlarla aşırı yüklenme gibi faktörlerin bu süreci hızlandırdığını belirten Kaya, "Kilo artışı ve kas kaybı da omurganın dengesini bozarak yüklerin yanlış dağılmasına yol açıyor. En sağlıklı yaklaşım, aşırıya kaçmadan düzenli hareket etmek. Bu nedenle kısa süreli sert programlar yerine, kasları koruyan ve kademeli ilerleyen bir düzen çok daha etkili" değerlendirmesinde bulundu.
Sigara Omurga Disklerini "Aç" Bırakıyor
Omurga sağlığına dair en dikkat çekici uyarılardan biri de sigaranın diskler üzerindeki etkisi oldu. Omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, bu yapıların besin ve oksijeni çevredeki kemik dokudan dolaylı yoldan aldığını belirtti. Bu durumun diskleri dış etkenlere karşı son derece hassas hale getirdiğini vurgulayan Kaya, "Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır. Kanlanamayan, yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder; böylece dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar" dedi.
Düzenli Yürüyüş ve İdeal Kilonun Önemi
Omurga yaşlanmasını geciktirmek için iki temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini belirten Kaya, ilk olarak romatizmal hastalıklarda erken tanının önemini, ikinci olarak ise günlük yükün doğru yönetilmesini işaret etti. Hareketi rutine yaymanın, kasları yavaş yavaş güçlendirmenin ve sigara gibi disk beslenmesini bozan faktörlerden uzak durmanın çok kıymetli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kaya, omurga sağlığını koruyanların ortak noktasının ideal kiloda kalmak ve hareketli bir yaşam sürmek olduğunu belirtti. Günlük yedi bin adımın üzerine çıkan kişilerde ağrı şikâyetlerinin çok daha az görüldüğü bilgisini paylaştı.
MR Bulguları Yaşa Göre Farklı Anlam Taşıyor
Bel veya boyun MR raporlarında yer alan "dejenerasyon" ifadesinin çoğu kişide gereksiz endişe yarattığını ifade eden Kaya, görüntüleme bulgularının tek başına karar verdirici olmadığını söyledi. Yaş ilerledikçe disk aralıklarında daralma ve bazı düzensizliklerin görülmesinin doğal olduğunu belirten Prof. Dr. Kaya, "Genç bir kişide alarm yaratabilecek bir omurga görüntüsü, 70 yaşında normal kabul edilebilir. Eğer hastanın bir şikâyeti yoksa, bu bulgular çoğu zaman yaşa bağlı doğal değişimlerdir; tıpkı yüzdeki kırışıklıklar gibi" diyerek sözlerini tamamladı.
Gönderen: haber



