Gençler İçin "Gizli Tehlike": Sigara Beynin Ödül Sistemini Bozuyor! - Eskişehir Öteki Eskişehir Haber

Eskişehir Eğitim

Gençler İçin "Gizli Tehlike": Sigara Beynin Ödül Sistemini Bozuyor!

Gençler İçin "Gizli Tehlike": Sigara Beynin Ödül Sistemini Bozuyor!
Yayınlama: 10 Şubat 2026 Salı - 579
A+
A-

Bilim İnsanından Kritik Uyarı: Genç Beyinler Sigara Kıskacında!

9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü kapsamında konuşan Doç. Dr. Ayşe Kızıltaş, sigaranın sadece akciğerleri değil, gençlerin beyin gelişimini de hedef aldığını açıkladı. Sigaranın içindeki 4 bin kimyasalın vücuda girdiği andan itibaren tahribata başladığını belirten Kızıltaş, çarpıcı veriler paylaştı.

Vücudun Yenilenme Takvimi:

  • İlk 20 Dakika: Kan basıncı normale döner, solunum düzenlenir.

  • Kısa Vade: Ağız kokusu azalır, tat ve koku alma duyuları keskinleşir.

  • Uzun Vade: KOAH, astım ve kanser riski belirgin şekilde düşer.

Kızıltaş, özellikle pasif içiciliğin dünyada her yıl 1,2 milyon insanın ölümüne neden olduğunu hatırlatarak, "Sigara beyinde ödül sistemini bir kez bozduğunda, kişi stres anında ilk olarak sigaraya sarılıyor," uyarısında bulundu.

“Sigara, içildiği andan itibaren vücutta olumsuz etkiler yaratıyor”

Sigaranın neden hâlâ büyük bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirildiğine değinen Doç. Dr. Kızıltaş, sigaranın kısa ve uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını vurguladı. Kızıltaş, şu ifadeleri kullandı: “Bugün Dünya Sigara Bırakma Günü ve sigaranın neden hâlâ bir sorun olduğunu konuşuyoruz. Çünkü sigara, içerisinde yaklaşık 4 bin kimyasal madde bulunan ve bağımlılık yapan bir maddedir. Uzun vadede çeşitli hastalıklara yol açabildiği gibi, kısa vadede de içildiği andan itibaren vücutta etkiler göstermektedir. Ağız kokusu, kan basıncının hızlı şekilde yükselmesi, soluk alıp verişin hızlanması, midenin asit üretiminin artması ve böbreklerin daha az idrar üretmesi gibi gözle görülmeyen ancak vücutta ciddi yan etkileri bulunmaktadır.”

 Uzun vadeli etkilerin yalnızca akciğer kanseri ve Kronik obstrüktif akciğer hastalığının (KOAH) ile sınırlı olmadığını belirten Kızıltaş, sigaranın birçok kanser türüyle ilişkili olduğunu ifade etti.

“Pasif içicilik, özellikle çocuklar ve gebeler için ciddi risk oluşturuyor”

Sigaranın halk sağlığı açısından en önemli sorunlarından birinin pasif içicilik olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Kızıltaş, pasif içiciliğin yol açtığı risklere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,2 milyon kişinin pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybettiği ifade edilmektedir. Pasif içici durumunda olan, belki de hayatı boyunca sigara içmeyecek bireyler bile bu durumdan ciddi şekilde etkilenmektedir. Özellikle çocuklar ve gebeler açısından bu risk çok daha yüksektir.”

Sigaranın yasal olmasının ve diğer maddelere göre daha az zararlı olduğu algısının da önemli bir yanılgı yarattığını belirten Doç. Dr. Kızıltaş, sigaranın beyindeki ödül sistemini erken yaşta etkileyerek diğer bağımlılıklara geçişte risk oluşturabileceğini söyledi.

“Sigara bırakıldığında vücut çok kısa sürede kendini toparlamaya başlıyor”

Sigaranın bırakılmasıyla birlikte vücutta başlayan olumlu değişimlere değinen Doç. Dr. Kızıltaş, şu bilgileri paylaştı: “Sigarada da diğer maddelerde olduğu gibi yoksunluk yaşanır. Ortalama 1–1,5 saat sonra yoksunluk belirtileri görülebilir. Ancak sigara içilmediğinde, ilk 20 dakikadan itibaren olumlu etkiler başlar. Kan basıncı normale döner, solunum düzenlenir, ağız kokusu azalır, tat ve koku alma duyuları güçlenir. Uzun vadede ise astım ve KOAH riskinde azalma ve bazı kanser türleri için riskin düşmesi söz konusudur.”

“Günde az içiyorum düşüncesi güvenli değildir”

Toplumda yaygın olan “günde az içiyorum” algısına da değinen Doç. Dr. Kızıltaş, bu düşüncenin yanıltıcı olabileceğini belirtti: “Sigaranın türü, kalitesi ve günde kaç tane içildiği vücuda verdiği zararlar açısından etkili olabilir. Az içen kişiler kendilerini daha güvende hissedebilir. Ancak sigaraya ilk başlandığında kişinin ilerleyen süreçte tiryaki olup olmayacağını ya da tüketimin artıp artmayacağını önceden bilmek mümkün değildir. Genetik ve çevresel faktörler herkes için farklıdır.”

“Gençler, sigara bağımlılığı açısından en büyük risk grubunda

Genç yaşta sigara kullanımının ciddi riskler taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Kızıltaş, özellikle ergenlik ve gençlik döneminin kritik olduğuna dikkat çekti: “Gençlik döneminde beyin gelişimi devam etmektedir. Sigara gibi bağımlılık yapıcı maddeler beynin ödül sistemini bozmakta ve ilerleyen yaşlarda stresle baş etme biçimlerini olumsuz etkilemektedir. Sigara bırakılabilir ancak ödül sistemi bir kez bozulduğunda, stresli durumlarda ilk sarılınan şeylerden biri sigara olabilmektedir.”

Sigara kullanım yaşının düşmesinde elektronik sigaralar, sosyal medya ve akran etkisinin de önemli rol oynadığını belirtti.

“Sigara bırakma sürecinde psikolojik destek büyük önem taşıyor”

Sigara bırakma sürecinde psikolojik desteğin etkili olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Kızıltaş, mevcut destek mekanizmalarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Psikolojik destek kesinlikle işe yarıyor. Sağlık Bakanlığı’nın Alo 171 hattı, sigara bırakma poliklinikleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Yeşilay Danışmanlık Merkezleri bu süreçte önemli destek sunmaktadır. Motivasyonel görüşmeler, psikososyal destekler ve gerektiğinde nikotin destek tedavileri bırakma sürecini kolaylaştırmaktadır.”

Başarısız bırakma denemelerinin birer deneyim olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Kızıltaş, pes edilmemesi gerektiğini ifade etti.

“Sigara bırakılabilir bir bağımlılıktır”

Sigara bırakmak isteyen ancak bunu başaramayacağını düşünen bireylere de mesaj veren Doç. Dr. Kızıltaş, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:“Sigara bırakılabilir bir şeydir. Zor bir süreç olabilir ancak çevresel destekler ve doğru yönlendirmelerle mümkündür. Pes etmemek gerekir. Başarısız denemeler yaşanabilir ama kişiler inanırsa bir gün mutlaka başaracaktır.”

Dünya Sigara Bırakma Günü kapsamında gerçekleştirilen bu röportaj, sigaranın sağlık üzerindeki etkilerini bilimsel veriler ışığında ortaya koyarken, sigara bırakma sürecinde destek ve bilinçlenmenin önemine bir kez daha dikkat çekiyor.




Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye